 |
Merhaba... |
 |
|
Ramazanın bitişiyle, adeta erken bir kış uykusuna yatmış toplum hayatı birden canlandı. Herkes kendini sokaklara atıyor, ertelenen projeler hayata geçiriliyor, trafik canlandı (belki de fazlasıyla), iş hayatındakiler de seneyi iyi bir şekilde kapamanın peşine düştüler. Kişisel gelişim sektörü de, özellikle son 2 senedir değişik bir kimliğe bürünmeye başladı. Belki de kova çağına girmemizin etkisiyle, herkes kendini özgürce ifade etmeye, farklı, değişik konuları ortaya koymaya başladı. Eskiden kimsenin aklına, gidip, kendi kendine eğitim almak, workshop yapmak gelmezken, şimdi öyle bir pazar oluştu ve doyma noktasına gelene kadar da büyüyecek. Sonra da zamanı gelenler elenecek ve yerine yenileri gelecek...Katılınan ilk seminer, eğitim, çalışma hep "en" olarak hayatımızda kalacak ve bir sonrakileri onunla karşılaştıracağız. Birkaç çalışmadan sonra da kendimizi bu konularda uzman görmeye başlayıp, henüz bu yola girmemişlere ders verirken bulabiliriz. Bu dersler, karşımızdakinin hangi eğitime gitmesinin doğru olacağını söylemekten, onun için doğru olan öğretiyi ona dikte ettirmeye kadar gidebilir...
Bugünkü mesajım ders verenlere değil, ders almak isteyenlere... Birşeyler yapmak istiyorsanız ama ne yapmak istediğinize, size en iyi neyin geleceğine karar veremiyorsanız okumaya devam edin... Kendiniz için neyin "o anda" gerekli olduğuna sadece ve SADECE kendiniz karar verebilirsiniz. Dünyanın en popüler çalışması bile olsa, o an içinizden katılmak gelmiyorsa katılmayın. Diğerlerinin dedikleri önemli değil (özellikle "sen kaçıyorsun! deseler bile), kalbiniz, aklınız, bedeniniz ve ruhunuz beraber karar verip, sizin için neyin doğru olduğuna karar verebilirler. Bir çalışmanın duyurusu karşınıza gelirse, onu dikkatlice okuyun, isterseniz başkalarının fikirlerini de alın, ancak sonra gözünüzü kapatıp, derin nefes alırken kendinize sorun: "Ben bu çalışma/seminer/workshop/eğitime katılmak istiyor muyum?" Kendinizi o çalışmayı yaparken hayal edip, hissettiklerinize, özellikle bedeninizin verdiği tepkilere de bakabilirsiniz. Kinezioloji'nin temelinde de bedeni dinlemek vardır, akıl yalan söyleyebilir ama beden asla... Bedeniniz çok güçlü bir antendir, onu dinlemek enteresan açılımlara sebep olabilir...
Sevgilerimle, Şeniz Ünal
|
|
 |
|
|
 |
Arketipler - Kurban (Özgüven Koruyucusu) |
 |
 |
(Arketip nedir diyorsanız, önceki bültenlerimizden okuyabilirsiniz..>>)
Arketipsel temalar, karşınızdaki bir insan aracılığıyla kendilerini gösterebilecekleri gibi, bir olay, bir tema, bir düşünce veya hatta bir rüya olarak da karşımıza çıkabilirler.
Doğru bir şekilde tespit edildiğinde, Kurban, kendinizi kurban edilme olasılığına karşı korur. Bu olasılık pasif kalma, uygunsuz ve fazla acele etme durumlarında ortaya çıkar.
Kişisel kazancınız için başkalarını kurban etme eğiliminizi görmenize yardımcı olur.
Gölge Kurban, olumlu ilgiden mahrum olmamak için sempati veya acıma şeklinde gelen bu rolü oynamaktan hoşnut olduğunuzu gösterir.
Bu arketip de herkesde mevcuttur, kendini şu şekillerde gösterir:
- İstediğin bir şeyi ilk seferde elde edememek
- Bir evebeyn, kardeş, arkadaş veya öğretmen tarafından tacize uğramak
- Yapmadığın birşey için suçlanmak veya cezalandırılmak
Amaç uygunsuz davranış ve modellerini farketmek (kendimizde ve başkalarında) ve bunlara uygun hareket etmektir.
İçinizdeki Kurban’ı anlamak için sorular:
- Hayatımdaki şartlar, olaylar için başkalarını suçluyor muyum?
- Kendine acımanın derinliklerinde çok zaman geçiriyor musum?
- Hayatta her istediklerine sahip insanlara imreniyor muyum?
- “Güçlü” olmaktan ziyade “güçsüz” mü hissediyorum?
Ana tema: Özgürlük ve bağımsızlık için sorumluluk almaktan kaçmak için, kendi kişisel gücünü feda etmeye değer eder mi?
***************************************
"Kurban" arketipi özellikle bizim toplumumuzda çok baskındır. Genel olarak kendimizi "kurban" edilmiş görmeye meyilli olsak da her kurbanın içinde, bir başkasını da kurban etme güdüsü olduğundan, kendimizi kurban etme derecemize göre biz de bir başkasını kurban ederiz... Konunun temelinde sorumluluk almak veya almamak vardır. Şartlar her ne kadar zor görünürse görünsün (kocasından dayak yiyen kadın, çocuğu için mutsuz evliliğini sürdüren eş, geçmişde yaşanılan kötü deneyim - hatta bazıları geçmiş hayatlarını bile sorumlu tutarlar - parasızlık, ...) hayatında olumlu değişiklikler yapmak isteyen birisine kapılar açılır. Ancak, güvenlik alanından çıkmak istemeyenler ise bu arketipin gölgesine sınırlanırlar. "Kurban"ın amacı, geçmişe sığınmadan, şimdinin gücüyle kendimize sahip çıkmaktır. Bunu yapmazsak, gölgesinin şiddettini sürekli arttırarak, bizi uyandırana, harekete geçirene kadar uğraşacaktır. Örneğin, bize şiddet uygulayan bir eşimiz varsa ve biz bu konuda birşey yapmıyorsak, kendimizi farkedene kadar, bu şiddet devam edecek, hatta giderek de dozu artacaktır... ta ki... kurban olmayı seçmeyi bırakana kadar... Siz kurban olmayı bıraktığınız andan itibaren de, sizi kurban etmeye çalışanlara karşı sizi uyararak yanınızda olmaya devam edecektir...
|
|
 |
|
|
 |
Programlar |
 |
| |
Arketip Haritası Çıkartma Çalışması
İstanbul 3-4 Aralık 2005 10:30 - 16:30
Ankara 10-11 Aralık 2005 10:30 - 16:30
Yaşam amacımızı kendimiz mi ortaya koyuyoruz yoksa ailemiz, arkadaşlarımız, çevremiz, toplum ve onların beklentileri mi bizim için karar veriyor? Belki henüz bu soruya bile cevap veremiyorsunuz?...
Kendini tanımak, objektif bir şekilde, yukardaki soruya cevap vermek için birincil şarttır. Arketip haritanızı çıkartarak bu konuda büyük bir adım atabilirsiniz...
Detaylar için...
Psikolojik Astroloji Seminerleri - 9- YAY
26 Kasım Cumartesi 10:30 - 13:30
Bu seminerde YAY burcunun genel psikolojik fonksiyonunu gördükten sonra her evde kendisini nasıl ifade ettiğine de bakacağız. (Önceden astroloji bilgisi olmayanlar için seminerin başında kısa temel bilgiler verilecektir.)
Kimler katılmalı?
- Yay burcunda veya Akrep'in son gününde doğanlar
- İkizler burcunda doğanlar (gölge yönlerini anlamak adına)
- Haritasında Yay burcunda çok gezegeni olanlar
- Yükselen burcu Yay olanlar
- Yay'ları tanımak isteyenler...
Detaylı Bilgi için...
Bizimle Paylaşın
Sitemizde, Yazılar köşemizde, farklı başlıklar altında paylaşmak istediklerimiz:
* Gerçek iyileşme/farkındalık öyküleri
* İlham veren hikayeler
Kendinizin ve çevrenizdeki birisinin hikayesini bize iletin, kimbilir ülkemizin veya dünyanın başka bir köşesindeki okuyucuya ilham olur... paylas@aydanismanlik.com
|
|
 |
|
|
Geri
Copyright 2005, Ay Danışmanlık ve Eğitim Merkezi
İncesu Sok. 15/2 Etiler - İSTANBUL
(212) 352 93 50
www.aydanismanlik.com
E-dergimizi bir arkadaşınızdan aldıysanız ve abone olmak isteseniz veya abonelikten çıkmak isterseniz
abone@aydanismanlik.com adresine email atınız.
|
|